SON YAZILAR

21 Nisan 2015 Salı

Sermayenin Kaybı, Borca Batıklık (I)

Unknown | 09:30 | | | | | | |
Sermayenin Kaybı, Borca Batıklık (I)

Ekrem Öncü

Yeni Ticaret Kanununun 376’ncı maddesi şirketlerin sermayelerinin kaybı ve borca batık olma durumlarını düzenlemektedir. Madde 3 fıkradan oluşmaktadır ve oldukça önemli yeni düzenlemeler de içermektedir. 

Ancak, hemen belirtelim ki maddenin uygulaması konusu yeterince net değildir. Bilindiği gibi, Ticaret Kanunu tüm şirketler bakımından bağlayıcıdır. Örneğin, halka açık şirketler sermayelerinin kaybolduğunu veya borca batık olduğunu nasıl tespit edeceklerdir? VUK’a göre oluşan bilanço mu dikkate alınacaktır, yoksa bağımsız denetimden geçmiş ve TFRS/TMS’ye göre oluşturulmuş bilanço mu dikkate alınacaktır? Yoksa her ikisinden de bağımsız ayrı bir bilanço mu dikkate alınacaktır? Üçüncü seçenek de nereden çıktı diye akıllara soru işareti gelebilir ama böyle bir seçeneğin olduğu yazımız okunduğunda görülecektir.

Yazımızda öncelikle 376’ncı madde düzenlemesi genel olarak dikkate alınacak ve sonrasında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kapsamında faaliyette bulunan firmaların durumu dikkate alınacaktır. Konu genişliği dikkate alınarak yazımızın tamamı bugün verilmeyecek ve izleyen yazımızda konuya devam edilecektir. Bugünkü yazımızda TTK 376 ele alınacak ve izleyen yazımızda ise Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyette bulunan firmalarda 376 uygulaması ele alınacaktır.

SERMAYE İLE YEDEK AKÇENİN YARISININ KAYBEDİLMESİ


(1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

Bu önlemler, sermaye artırımı, bazı üretim birimlerinin veya bölümlerin kapatılması ya da küçültülmesi, iştiraklerin satışı, pazarlama sisteminin değiştirilmesi vs. olabilir. Önlemler 378 inci madde uyarınca tehlikelerin erken teşhisi komitesince de zaten daha önceki tarihlerde önerilmiş olabilir. Hükmün uygulanabilmesi için, kanunî yedek akçeler dışındaki açık yedek akçelerle de zararın kapanmamış olması ve arta kalan zararın sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının yarısını geçmesi gerekir.

“Sermaye” terimi ile bilânçoda sermaye kalemi altında yer alan esas sermaye ve kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılmış sermaye; kanunî yedek akçe ile, 519 uncu madde hükmünde düzenlenen akçeler kastedilmiştir.

Yönetim kurulunun, genel kurulu hemen toplantıya çağırması, şirketin finansal yönden kötü durumda bulunduğunu bütün açıklığıyla kurula anlatması, hatta bu konuda bir rapor vermesi, zararların sebeplerini (kaynaklarını) göstermesi ve tedavi çareleri önermesi gerekir, aksi halde yönetim kurulu sorumlu olur. Birinci fıkraya göre durum son yıllık bilânçoya göre belirlenir. Söz konusu açık, bir ara bilânçodan anlaşılmış veya 378 inci maddeye göre çalışan komitenin vereceği raporlarda belirtilmişse, yönetim kurulu son yıllık bilânçoyu beklememelidir. Kaybın varlığı birinci fıkranın işlemesi için yeterlidir. 378 inci maddeye göre erken teşhis ile görevli olanlar da durumu tespit edince yönetim kurulunu bilgilendirmelidir. Ancak, söz konusu kişi ve komitelerin sadece ikaz borçları vardır. Genel kurulu toplantıya çağırmak yönetim kurulunun görevidir. Kötüleşme aylık hesaplardan anlaşıldığı takdirde, yıllık bilânço esaslarına göre bir ara bilânço çıkarılması da gerekebilir.
Yönetim kurulunun iyileştirici önlem önerilerini ilgili komitelerle birlikte oluşturması ve durumu açıklayıcı raporda bu komitelerin görüşlerine yer vermesi gerekmektedir. Yönetim kurulunun, genel kurulu toplantıya çağırma görevini ihmâl etmesi halinde, bu kurulu azlık toplantıya çağırabilir.

SERMAYE İLE YEDEK AKÇENİN 2/3’ÜNÜN KAYBEDİLMESİ

(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.

Son yıllık bilânçodan, zararlar sebebiyle sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, yönetim kurulunun çağrısı üzerine genel kurul iki karardan birini alabilir, (1) sermayenin üçte biri ile yetinme, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına atılması; (2) tamamlama. Bu iki karardan birini almamışsa anonim şirket sona erer. Tasarının genel kurulu bu seçenekler arasında tercih yapmaya zorlamasının sebebi, şirketin durumunu bir an önce açıklığa kavuşturmak düşüncesidir. Tamamlama ile, azaltılan sermaye kadar veya ondan fazla sermaye artırımı yapılması veya bilânço açıklarının pay sahiplerinin tümünce veya bazı pay sahipleri tarafından kapatılması ya da bazı alacaklıların alacaklarını silmesi kastedilmektedir. Tamamlamada oybirliği sağlanırsa her pay sahibi bilânço açığını kapatacak parayı vermekle yükümlüdür. Bu yoldaki bir genel kurul kararı Kanunun 421 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci bendi anlamında bir belirli olaya özgü ek yüküm ihdas etmiş demektir. Bu ek yüküm ne sermaye konulması ne de borç verilmesi olmayıp karşılıksızdır. Oybirliği sağlanmamışsa bazı pay sahiplerinin kendi istekleriyle tamamlama yapmalarına engel yoktur.

ŞİRKETİN BORCA BATIK OLMASI

Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce...


Kaynak ve Yazının Devamı ► http://www.thelira.com/yazar/31/ekrem-oncu/3182/sermayenin-kaybi-borca-batiklik-_i_