SON YAZILAR

28 Mayıs 2015 Perşembe

Vergilemede Verginin Tarhı İşlemi

Unknown | 08:51 | | | | | | | | | | |
Vergilemede Verginin Tarhı İşlemi

Akif Akarca - Dr. Mehmet Şafak



Vergilemenin nihai amacı, mükellefin varlığındaki bir değeri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlamak üzere, devletin emrine vermektir. Bunun için vergi yasalarının ön gördüğü işlemleri yine yasalarla belirlenen şekilde yerine getirmek gerekir. Verginin tarhı, tahakkuku ve tahsili başlıca vergileme işlemleridir.


Vergi almak için vergiyi tarh etmek yani mükellefin vergi borcunu belirlemek gerekir. Bu anlamda vergi tarhı vergi hukukunun en önemli konularından birisidir.

Tarh işlemi; VUK'un 20. maddesinde belirtildiği gibi, bir idari işlemdir. Bu nedenle idari işlemin unsurları vergilendirme işlemleri için de aynen geçerlidir. Ayrıca idari yargının bir dalı olan vergi yargısı, geniş kapsamıyla idari yargılama alanının ilkelerinden yararlanmaktadır. Bundan dolayı yazımızda önce idari işlemler üzerinde kısaca duracak, sonra vergi tarhı işlemini ele alacağız.

İdari işlemler

İdari işlemler hukuki işlemlerin bir çeşididir. İdarenin hukuki sonuç elde etmek amacıyla yaptığı irade açıklamasıdır. Ancak idarenin her hukuki işlemi idari işlem olmayıp, sadece idare hukuku alanında yaptığı işlemler bu adı alırlar. İdari işlemler devlet organları tarafından yapılan kamu hukuku işlemlerinden birisidir. İdari işlemler kamu yararı için yapılırlar ve önceden yasalarla düzenlenmiş kurallara bağlıdırlar.

İdari yargıda işlemlerin düzgünlüğünün yada sakatlığının belirlenmesinde idari işlemlerin unsurlarına göre değerlendirilmesi bir yoldur. Bu unsurlardan herhangi birinde sakatlık bulunması işlemin iptaline neden olur.

İdari işlemlerin unsurları

İdari işlemin unsurları yetki, şekil, sebep, konu ve amaçtır. İdari işlem, idare hukukunun özelliği gereği daha ayrıntılı olarak düzenlenmiş olmmak durumundadır. Örneğin, özel hukuk işlemlerinde arızi unsur olan şekil unsuru idare hukukunda asli unsur durumundadır.

Yetki

Yetki unsuru, karar alma yeteneği olup, konu, yer ve zaman itibariyle Anayasa ve kanunlarla belli organ, makam ve kamu görevlilerine tanınmış bir güçtür. Yetki, özel hukuktaki ehliyetin idare hukukundaki karşılığıdır. Yetki kuralları mevzuat tarafından ayrıntılı olarak belirlenir. Yetki kullanımı, kişi, makam, organ, yer ve zaman yönünden hukuka uygun olmalıdır.

Sebep

İdari işlemin sebep unsuru, idareyi o işlemi yapmaya sevk eden nedendir. İdare hukukunda sebep objektif (nesnel)tir. İdari işlemin sebebi işlemi yapanın dışında, objektif hukukun ortaya koyduğu bir sebep ile ona uygun gelen maddî bir olaydır.

Şekil

İdari işlemin şekil unsuru (yöntemi) de içerir. Gerçekten şekil unsuru idari işlemin oluşumu ve tamamlanmasıyla ilgili olarak uygu­lanacak her türlü şekil, izlenecek usul, merasim ve düzenlenecek belgelerin tümünü ifade eder. Bu anlamda hazırlık ve ön, işlem niteliğin­deki işlemler de şekil unsuruna dahildir. Bunlardaki eksiklik ve hukuka aykırılıklar da yargılamalarda iptal nedenidir. Bir idari işlemin yapılması için uygulan­ması gereken şekil ve izlenmesi gereken usul kuralları mevzuatla tes­pit edilir.

Konu

Konu unsuru, idari işlemin hukuk düzeninde meydana getireceği değişiklik, başka bir deyişle onun doğuracağı hukuki sonuç olarak tanımlanır. Örnek vermek gerekirse vergi tarhı işleminin konu unsurunu (gelir vergisi söz konusu olduğunda)gelir vergisi mükellefiyeti oluşturmaktadır. Bu bağlamda konu unsuru ile sebep unsuru arasında sıkı bir ilişki vardır.

Amaç 

İdari işlemin amaç unsuru, o işlemin tesisinden beklenen sonucu ifade eder. İdari işlemlerin tümünün amacı kamu yararıdır. Bazen kanun idari işlemin amacını belirler. Buna özel amaç denir. Kanun özel amacı bazen açıkça belirler bazen de zımni olarak ortaya konulur. Vergilemede genel amaç kamu giderlerinin finansmanını garanti altına almak iken özel amaç, usul hükümlerinde olduğu gibi, belge düzenini sağlamaktır.

İdari işlemlerin yukarıda açıklanan yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birisi dolayısıyla hukuka aykırı olması halinde, idare mahkemelerince iptal edilirler. (İYUK md. 2).


Son olarak kısaca işlemlerin doğum anı üzerinde durmak gerekir. İdari işlemler ve kararlar, yetkili organ ve makamlarca kabul ve imza edilmekle tamamlanır ve yürürlüğe girer. Tebliğ veya ilan gerçekleşme şartlarından değil, ilgililer hakkında hüküm ve etki edebilme şartıdır. Yani...


Kaynak ve Yazının Devamı ► http://www.dunya.com/vergilemede-verginin-tarhi-islemi-160055yy.htm