SON YAZILAR

20 Aralık 2016 Salı

Maliye Yurt Dışı Şubeler İçin Ödenen Kiradan Tevkifat İstiyor!

Unknown | 09:14 | | | | | |

Yılmaz SEZER - Güncel Group Yönetim Kurulu Başkanı  
Dünya Gazetesi  
Globalleşen dünyada değişik ülkelere ait şirketlerinin Türkiye’deki faaliyetlerinin artmasının yanı sıra Türkiye’de yerleşik şirketlerin de yurtdışındaki ticari faaliyetleri artmaktadır. Türkiyeli şirketler bu amaçlı yurtdışında şube veya irtibat bürosu şeklinde organizasyonlar kurmakta, buralardaki işlemler için yurt dışına geçici veya kalıcı personel göndermekte ve bu personellerin konaklama ihtiyaçlarını karşılamak üzere yurtdışında gayrimenkul kiralayabilmektedirler. Yani Türk şirketleri yurtdışında faaliyet göstermek amacıyla yurt dışında ofis ve ev kiralama işlemi yapmaktadırlar.

Söz konusu kiralama işlemleri sonucu oluşan kira ödemelerinin vergi kanunları karşısındaki durumu hakkında değişik görüşler oluşmuştur. Maliye Bakanlığı söz konusu gayrimenkuller için yapılan kira ödemelerinin Türkiye’de vergilendirilmesini benimsemiş gözükmektedir. Konunun yasal dayanağı aşağıda özetlenmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesinde; kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu da belirtilmiştir. Ayrıca ilgili maddede taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratların dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergilendirileceği hükmü de yer almaktadır.
Konuya ilişkin açıklamalara yer veren Kurumlar Vergisi Genel Tebliğleri’nde, taşınır ve taşınmaz mallar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır. Bunlar, dar mükellef kurumların gayrimenkul sermaye iradı niteliğindeki kazançlarıdır. Bu tür kazançların elde edilmiş sayılması için taşınmaz ve taşınır malların Türkiye’de bulunması ve bu mal ve hakların Türkiye’de kullanılması veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir. Kazanç veya iradın Türkiye’de elde edilmesi ise Gelir Vergisi Kanunu’ndaki ilgili hükümlerle açıklanmıştır. Buna göre değerlendirmeden kastın, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması olduğu hükme bağlanmıştır.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinde , dar mükellefiyete tâbi kurumların bu sayılan kazanç ve iratları üzerinden, kazanç ve iratları avanslar da...