Vergi Dairesi tarafından konulan haczin kaldırılması ve risk hesaplaması
Av. Nazlı Gaye Alpaslan
Hürses
6183 sayılı AATUHK 62. maddesine göre; amme borçlusunun elinde bulunduğu menkul malları ile gayrimenkullerinden alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı kadar alacaklı tahsil daireleri tarafından haczedilmektedir.[1]
Önceden haczedilen menkul ve gayrimenkullerin bilahare serbest bırakılması, gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin tapuda fek edilmesi borcun ödenmesine bağlıdır. Borç ödenmediği takdirde haczin kaldırılması mümkün değildir. Alacak tutarından fazla değerde yapılan ve konulan hacizlerin vergi dairesi veya SGK tarafından kaldırılması gerekecektir.[2] Diğer taraftan, borçluya ait mallardan kamu alacağını karşılamaya yetecek miktardan fazlası ise haciz edilemez.[3]
6183 sayılı AATUHK 62. maddesine göre, alacaklı tahsil dairesi haciz sırasında amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini telif etmek (dengelemek) zorundadır.[4] Bu nedenle, haciz sırasında idare, icra memuru borçlunun ileride düşebileceği durumları tahmin etmek ve buna göre haciz yapmak zorundadır. Haczedilen mallara değer biçme yetkisi menkul mallarda icra memuruna aittir. Bu nedenle, icra memurlarının haciz sırasında haciz tutanakları üzerinde koyduğu değerleri takdir ederken bir eksper gibi davranmak zorundadır. Afaki değer takdirleri ileride bu malların satışa çıkarılması halinde satışını güçleştirebilir. Rasyonel bir davranış haczedilen menkul mallarda makul ve gerçeğe uygun değerin belirlenmesidir.
Vergi dairesi tarafından haciz kaldırılması sırasında dikkate alınan kriterler aşağıda olduğu gibidir:
1- Borç miktarı,
2- Borcun teminatlı olup olmadığı,
3- Borcun tecil ve taksitlendirilmeye tabi tutulup tutulmadığı (6183 sayılı yasa md.48),
4- Gayrimenkul üzerine konulan haczin kaldırılabilmesi için gayrimenkule tekabül eden borcun tümüyle ödenmesi gerekir.
5- E-haciz kaldırılması sırasında, toplam borcun taksitlendirilmesi ve %10 ödeme yapılması halinde banka e-haczi kaldırılabilir.
6- Haciz kaldırma sırasında, Türkiye çapında bütün vergi daireleri bazında aynı mükellefin
borcunun olup olmadığı, başka vergi dairelerine borcun çıkması halinde bunların da ödenmesi gerekmektedir.
Özetle, vergi daireleri haciz kaldırma sırasında hem kendi vergi dairesi bakımından hem de Türkiye çapında başka vergi dairelerine mükellefin borcunun olup olmadığı...
Kaynak ve Yazının Devamı ► http://www.hurses.com.tr/Haber-Vergi_Dairesi_tarafindan_konulan_haczin_kaldirilmasi_ve_risk_hesaplamasi-16914.htm
