SON YAZILAR
İsmail Tekbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Tekbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2018 Salı

Usulsüzlük Cezalarından Bir İyi Bir Kötü Haber!

Unknown | 14:02 | | | | |


Usulsüzlük Cezalarından Bir İyi Bir Kötü Haber!

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
tekbas333@hotmail.com



Değerli meslektaşlarım, 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmî Gazete’nin 27.Mart.2018 tarihli mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyu tarafından “torba yasa” olarak bilinen kanun kapsamında; diplomatik pasaportlardan motorlu taşıtlara, sporcu ücretlerinden yeni istihdam teşviklerine, nişasta kökenli şeker kotasından madenci yakınlarının istihdamına kadar toplumun hemen her kesimini yakından ilgilendiren birçok konuda düzenleme yapıldı. İlerleyen günlerde ilgili kanun kapsamında düzenleme yapılan ve muhasebe camiası adına önemli sayılan konulara makalelerimde yer vermeyi düşünüyorum. Bu yazımda ise, yine ilgili kanunun 14 ve 15’ inci maddeleri uyarınca “Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında”  yapılan düzenlemeleri değerlendireceğim.

Usulsüzlük Ve Özel Usulsüzlük Cezaları Nedir?

213 sayılı Vergi Usul Kanununda usulsüzlüğün tanımı: “Vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesi” şeklinde yapılmıştır. Usulsüzlük cezaları ise, vergi kanunlarında belirtilen şekil ve usule ilişkin hükümlere uyulmaması halinde düzenlenir. Usulsüzlük cezaları genel usulsüzlük cezaları ve özel usulsüzlük cezaları olmak üzere ikiye ayrılır. Genel usulsüzlük suçları ve cezaları, V.U.K.’ un 352. maddesinde düzenlenmiş olup, I. ve II. derece usulsüzlük şeklinde iki dereceye ayrılmıştır.  Harici olarak ilgili kanun maddesinde bu fiillerden re ‘sen takdiri gerektirenlere iki kat ceza uygulanması gerektiği belirtilmiştir.  

Özel usulsüzlük suçları ve cezaları ise, V.U.K.’ un 353, 355 ve Mükerrer 355’inci maddelerinde düzenlenmiştir. Özel usulsüzlük cezaları genel olarak belge düzenine uyulmaması, fatura, fiş gibi belgelerin verilmemesi veya alınmaması ve bunlara ek olarak diğer bazı fiiller ile ilgili olup, cezalar bakımından genel usulsüzlüğe oranla daha ağır cezalar öngörülmüştür.
Mükellefler kendilerine tebliğ edilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için dava açma, uzlaşma, düzeltme ve ceza indirimi talep etme hakkına sahiptirler. Harici olarak usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma konusuna girmesine rağmen, tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamına girmemekteydi.  Bu durumun,  mükellefler arasında eşitsizliğe neden olduğu iddia edilerek sık sık eleştirilmekteydi.

7103 Sayılı Kanun Kapsamında Usulsüzlük Ve Özel Usulsüzlük Cezalarında Yapılan Düzenlemeler

Resmî Gazete’nin 27.Mart.2018 tarihli mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda,  usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile ilgili mükellefleri yakından ilgilendiren iki önemli düzenleme yapıldı. Makalenin başlığından  da anlaşılacağı üzere,  mükellefler açısından bu düzenlemelerin biri iyi  diğeri ise kötü haber.  İyi haber, ilgili kanun 14. Maddesi hükümleri gereği “213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “üçte biri” ibaresi “yarısı” şeklinde değiştirilmiştir.”Daha açıklayıcı bir ifade ile kendilerine tebliğ edilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için yargı yoluna gitmeyen ve tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüğüne başvuran mükellefler için yapılan üçte bir indirim yerine %50 yani yarısı şeklinde indirim yapılacaktır.


Örneğin; Vergi ve harç beyannamelerini süresinde vermemiş olan bir sermaye şirketi yasa yürürlüğe girmeden önce 213 sayılı VUK’ un 376’ ncı maddesi hükümlerinden faydalanarak usulsüzlük cezasını ödemek istediğinde “98,67 Türk Lirası “ ödemesi gerekirken, yasanın yürürlük tarihi itibariyle “74,00 Türk Lirası” ödeyecektir.  Bu düzenleme mükelleflerin lehine bir düzenleme olup, kamuoyu tarafından olumlu karşılanmıştır.  


Diğer taraftan kötü haber ise, ilgili kanun 15. maddesi hükümleri gereği, “213 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “vergilerle kesilecek cezalarda” ibaresi “vergiler ile bunlara ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezalarında” şeklinde değiştirilmiştir. Daha açıklayıcı bir ifade ile ilgili yasanın yürürlük tarihi itibariyle usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamından çıkarılmıştır. Bu düzenleme ile birlikte vergi incelemesine dayanılarak düzenlenecek olan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına uzlaşma yolu kapanmış oldu. Böylelikle mükellefler açısından kendilerine tebliğ edilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için “dava açma” ve “İndirim talep etme” şeklinde seçebilecekleri iki yöntem kaldı. Birinci yöntem düzenlenecek olan vergi cezalarına karşı yargı yoluna başvurma, ikinci yöntem ise, 213 sayılı Kanunun 376’ncı maddesinin hükümlerinden faydalanarak indirim talebinde bulunmadır.


Konuyu özetlemek gerekirse: İlgili düzenleme ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları VUK’ un 376’ ncı maddesi hükümlerinden faydalanarak ödenmesi halinde yasanın yürürlük tarihi itibariyle indirim oranı “üçte bir” yerine “yarısı” şeklinde uygulanacaktır. Yine aynı kanun kapsamında usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına uzlaşma yolu kapanmış olup, kanunun yürürlük tarihi itibariyle mükellefler kendilerine tebliğ edilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için “dava açma” ve “İndirim talep etme” yöntemlerinden birini seçebileceklerdir.

Sonuç

Sonuç olarak, yapılan düzenleme ile birlikte usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma taleplerindeki farklı uygulamanın giderilmesi amaçlanmıştır. Ancak vergi incelemesine dayanarak tarh edilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için uzlaşma komisyonu tarafından önemli indirimler (%80 yakın) yapılmaktaydı. Bu durum  Gelir İdaresi Başkanlığı ile mükellef arasındaki uyuşmazlıkların yargı organlarına intikal etmeden çözümlenmesine neden olmaktaydı.  Bu düzenleme ile birlikte vergi incelemesi sonrası düzenlenecek olan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için yargı yoluna başvuran mükellef sayısında ciddi bir artış olacağı düşüncesindeyim. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma aşamasında farklı uygulamaların giderilmesi amacıyla yapılan bu düzenleme yerine, usulsüzlük cezalarının tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamına alınması yönünde bir düzenleme yapılması durumunda, usulsüzlük cezalarının büyük bir kısmında  yargı organları  meşgul edilmeden idare ile mükellef arasında anlaşma yoluna gidilmesi sağlanarak,  uzlaşma müessesenin de  etkinliğinin artırılacağı  kanaatindeyim.  
Makalenin sözü: “Eğer bir amaç uğruna ayakta değilsen, her darbe seni yere serebilir.” Malcolm X




28 Şubat 2018 Çarşamba

Dijital Muhasebe Okuryazarlığı

Unknown | 12:10 | | | |


Dijital Muhasebe Okuryazarlığı

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
tekbas333@hotmail.com


1. GİRİŞ
 Yirmi birinci yüzyılın sihirli kavramlarında birisi de tartışmasız “Dijitalleşme”dir. Peki nedir bu dijitalleşme? Öncelikle dijitalleşme ile teknoloji kavramları birbirinden farklıdır. Kısaca dijitalleşme verilerin ve veri kaynaklarının analog ortamdan dijital (sayısal) ortama çevrilmesi, dijital forma aktarılması ve saklanmasıdır. Örnek verecek olur isek; muhasebe mesleğinde daha önceleri beyannameler ve defterler kağıt ortamında tutulur iken Maliye Bakanlığının e-beyanname, e-defter ve defter beyan projeleri ile birlikte dijital ortamlarda tutulmaya başlanmıştır. Günümüzde dijital dönüşüm ile birlikte muhasebe mesleğinde yepyeni kuralları olan farklı e-sistemler ortaya çıkmıştır. Bu yazının amacı, muhasebe mesleğinde yoğun bir şekilde kullanılan dijital sistemlerin muhasebe meslek mensupları tarafından doğru, etkin ve verimli kullanılabilmesi için “Dijital Muhasebe Okuryazarlığı” n ihtiyaç ve zorunlu olduğunu ortaya koymaktır.      

6 Ekim 2017 Cuma

İzaha Davet Müessesesi Sahte Fatura Kullanmaya Davet Ediyor!

Unknown | 18:37 | | | | | |


İzaha Davet Müessesesi Sahte Fatura Kullanmaya Davet Ediyor!

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
tekbas333@hotmail.com


Değerli Meslektaşlarım, yazımın başında öncelikle şunu belirtmek isterim ki; İzaha davet müessesesini mesleğimiz, mükellefler ve vergi sistemi açısından olumlu bulmaktayım. Artık vergi incelemesine tabi tutulmadan ve vergi inceleme stresine girmeden mükelleflerin kendilerini anlatacakları ve izah edebilecekleri bir müessese var. Böylelikle gereksiz vergi inceleme ve takdir komisyonu ortadan kaldırılarak, eleman, zaman ve kâğıt gibi maliyetlerden de tasarruf sağlanacaktır. Diğer yandan her yeni uygulamada olduğu gibi bu uygulamada da başlangıçta çeşitli aksaklıklar ve eksiklikler olacaktır. Süreç içerisinde bunların düzeleceğine inanıyorum. Ancak İzaha Davet uygulamasına ilişkin hususların belirlendiği   482 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğde öyle bir madde var ki sanki mükellefleri sahte belge kullanmaya yönlendiriyor. Yazımda izaha davet uygulamasından kısaca bahsederek, esas dikkat çekmek istediğim konu olan mükellefleri sahte belge kullanımına yönlendiren hususu değerlendireceğim.

29 Ağustos 2017 Salı

20 Yıl Sonra Mali Müşavirlik Nasıl Bir Meslek Olacak?

Unknown | 10:34 | | | |


20 Yıl Sonra Mali Müşavirlik Nasıl Bir Meslek Olacak?

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir


Sevgili meslektaşlarım derler ki, son on yılda bilişim teknolojisinde yaşanan gelişim ve değişim, araba sektöründe olsa idi şu an uçan arabalara biniyor olurduk.  Bu durum öyle bir hale geldi ki, eskiden devletlerin gelişmişlik düzeyini belirleyen unsur askeri güçleri iken, günümüzde bu kavram yerini teknolojiye bırakmış durumdadır. 

13 Nisan 2017 Perşembe

Peki, Mali Müşavirler Ne İş Yapacak?

Unknown | 09:47 | | | | |



Peki, Mali Müşavirler Ne İş Yapacak?


İsmail Tekbaş

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
MuhasebeTR


Sevgili meslektaşlarım, daha önce kaleme aldığım “Mali Müşavirlik Mesleğinin Geleceği Tehlikede Mi?” başlıklı yazımda, kayıt dışılığın önlenmesi, eleman, zaman ve kâğıt gibi maliyetlerden tasarruf etmek amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığının, bilgi teknolojileri ve otomasyon sistemleri yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini ve bu çalışmalar sonucunda ileriki yıllarda meslektaşlarımız tarafından yapılan birçok beyanın ortadan kalkarak, bu beyanların teknolojik sistemler sayesinde oluşturulmasının kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu belirtmiştim.

7 Nisan 2017 Cuma

Berat'ta Mutlu Son

Unknown | 18:18 | | | | |


Berat'ta Mutlu Son

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

MuhasebeTR

28 Şubat 2017 Salı

Beyan ve Piyasa Muhasebeciliğinden Mali Mühendisliğe Terfi

Unknown | 10:24 | | | | | | |



Beyan ve Piyasa Muhasebeciliğinden Mali Mühendisliğe Terfi

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

MuhasebeTR


Sevgili meslektaşlarım daha önceki yazılarımızda 21. yüzyılda mesleğimizin ihtiyacı olan değişimi yaşatacak yeni bir terimden;  “Mali Mühendislik ”ten bahsetmiştik. Mali Mühendisliği; “mali tabloları tasarlayıp, bunları analiz eden, yorumlayan, mali problemleri tanımlayabilen, bu problemlere bilimsel ve matematiksel prensipler çerçevesinde verimli, ekonomik ve standartlara uygun çözümler üretebilen, işletmelerin mali yapısını ve mali geleceğini inşa eden,  strateji geliştiren ve uygulayan kimse”  olarak tanımlamıştık.  Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin skandal yazısından (Piyasa Muhasebecileri) sonra mesleğimiz adına yeni gelişimlere ve değişimlere ne kadar ihtiyacımız olduğuna tekrardan şahit olduk. Bu yazımızda geleceğin mesleği olan “Mali Mühendisliğin” mesleğimize yaşatacağı pozitif etkileri değerlendireceğiz.

21 Aralık 2016 Çarşamba

Bir Kördüğüm Hikâyesi: DİİB Kapsamında Yapılan Teslimler

Unknown | 10:24 | | | | | | |

İsmail Tekbaş  
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir  

MuhasebeTR  


Sevgili meslektaşlarım her şey 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğile başladı. Tebliğ yayımlanmadan önce Dahilde İşleme İzin Belgesi(DİİB) kapsamında hammadde alıp, imal ettikleri malı ihraç kayıtlı olarak teslim eden firmalar bağlı bulundukları vergi dairesinden KDV iadelerini eksiksiz olarak alabilmekteydiler. 01/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği ile birlikte firmaların KDV iadelerine kısıtlama getirildi ve o tarihten bugüne kadar DİİB kapsamında yapılan teslimlerde KDV iade işlemleri bir nevi  “Kördüğüm Hikâyesine” dönüştü.

20 Ocak 2016 Çarşamba

Gelir Vergisi Kanun Tasarısında Yıllara Yaygın Taahhüde Dayalı İnşaat ve Onarım İşlerinde Önemli Düzenleme

Unknown | 13:23 | | | |



İsmail Tekbaş -- MuhasebeTR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir


I.                   GİRİŞ

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde uzun süredir yasalaşması beklenen, daha basit ve anlaşılır bir vergi sistemi oluşturmak amacıyla hazırlanan   “Gelir Vergisi Kanun Tasarısı” aynı zamanda Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanun’larını tek bir çatı altında toplamaktadır.  10 Aralık 2015 tarihinde 64. Hükümet tarafından kamuoyuna açıklanan “2016 Eylem Planı” çerçevesinde Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın 21 Haziran 2016 tarihine kadar yürürlüğe gireceği öngörülmektedir.

11 Kasım 2015 Çarşamba

E-Fatura ve E-Defter Harcamaları Bakanlıklar Tarafından Destek Kapsamına Alınmalı

Unknown | 11:19 | | | | | | |
E-Fatura ve E-Defter Harcamaları Bakanlıklar Tarafından Destek Kapsamına Alınmalı

İsmail Tekbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir




Bir önceki “E-fatura ve E-Defter Zorunluluğu Ertelenmeli!” başlıklı yazımızda 20 bin kişi  olan  e-fatura ve e-deftere geçen mükellef sayısının, “454 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği” hükümleri kapsamında 01 Ocak 2016  tarihi itibariyle 50 bin kişiye ulaşacağını ve kullanıcı sayısındaki bu ciddi artış karşısında, e-fatura ve e-defter sistemine geçme zorunluluğu olan mükellefler ile bu süreci yönetecek ve uygulayacak olan bilişim firmaları, mali müşavirler ve kamu kurum ve kuruluşlarının e-fatura ve e-defter sistemine ne kadar hazır olduklarını değerlendirmiştik.