Onur Elele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Onur Elele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ağustos 2015 Salı
Personele verilen alışveriş çeki kullanımında vergi riskleri
Unknown | 18:53 | Alışveriş çeki | Mükellef | Onur Elele | Personel | Slider | Ticari Kazanç | Vergi | Yazarlar26 Haziran 2015 Cuma
Ramazan ve Vergi
Unknown | 15:32 | Bağış | Gıda Bankaları | Kdv İstisnası | Onur Elele | Ramazan Yardımı | Slider | Vergi27 Mayıs 2015 Çarşamba
Yatırım Teşviklerinde Yeni Dönem
Unknown | 09:36 | Bölgesel Teşvik | Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı | FEATURED | Mükellef | OECD | Onur Elele | Vergi İndirimi | Vergi Teşviki | Yatırım Teşvikleri | Yatırıma Katkı Oranı | Yazarlar14 Mayıs 2015 Perşembe
Seçim Vaadlerinin Maliyeti
Unknown | 14:13 | Asgari Ücret | Esnaf | Faizsiz Kredi | FEATURED | Kdv İndirimi | Onur Elele | Ötv İndirimi | Seçim Vaadleri | Vergi | Yazarlar
Seçim Vaadlerinin Maliyeti
Onur Elele
Önceki hafta siyasi partilerin seçim beyannamelerinde yer alan, vergi politikalarına yönelik seçim vaadlerini ele almıştık. Dile getirilen vaadlere pek çok yayın organında yer verilmekle birlikte, vergi gelirleri üzerindeki etkilerine dair hiçbir açıklama ve hesaplama bulunmamaktadır.
Bu hafta, biraz da bu konudaki bilgi eksikliğini gidermek amacıyla, verilen vaadlerin yerine getirilmesinin vergi gelirleri üzerindeki olası etkilerine değineceğiz.
Değerlendirmelerimizde değişikliklerin birebir etki göstereceğini varsayıyoruz. Doğaldır ki, yapılacak değişiklikler birebir etki göstermeyeceği gibi diğer vergi türlerine ait tahsilat rakamlarını da etkileyecektir. Aşağıda yapılan değerlendirmeler sadece kaba varsayımlara dayanmaktadır.
Asgari ücretten vergi alınmaması
Ücretlilerin vergi yükünün düşürülmesi, asgari ücretliden vergi alınmaması, bütün çalışanların gelirlerinin asgari ücret kadar kısmının vergi dışı bırakılması vaad edilmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan istatistiklere göre, 2014 yılı vergi tahsilatı rakamı olan 386 milyar liranın 76 milyar lirası gelir vergisi tahsilatına ilişkindir. Bu rakamın önemli bir kısmı ücretlilerin geliri üzerinden yapılan stopaja ilişkindir.
Hali hazırda asgari ücretler üzerinden vergi alınmakla birlikte çalışanın medeni durumuna ve çocuk sayısına göre asgari geçim indirimi uygulanmakta, kimi durumlarda ücret tamamen vergi dışı kalmaktadır.
Çalışma Bakanlığı istatistiklerine göre asgari ücretli sayısı yaklaşık 5 milyon kişidir. Bir milyona yakın kişi evli ve 3 veya daha çocuk sahibi olup bu kilerin ücretleri üzerinden hali hazırda da vergi alınmamaktadır. Geri kalan asgari ücretli kişilerin medeni durumları ve sahip oldukları çocuk sayıları da dikkate alınarak hesaplanan asgari geçim indirimi düşüldükten sonra ödedikleri gelir vergisi yaklaşık olarak ayda 40 liradır. Bu doğrultuda, asgari ücretin tamamen vergi dışı bırakılması halinde asgari ücretle çalışanlar üzerinden oluşacak vergi kaybı toplam 2,5 milyar lirayı bulacaktır.
Kamuoyundaki yanlış algı asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının sadece bu kişileri etkilediği yönündedir. Halbuki yapılacak herhangi bir vergi indirimi tüm çalışanlara yansımaktadır. Örneğin ayda 10 bin lira ücretle çalışan kişi de ücretinin asgari ücrete tekabül eden kısmı üzerinden hiç vergi ödemeyecektir.
Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının asgari ücretten daha fazla ücret alan kişiler üzerinde yaratacağı vergi kaybı çok daha yüksek olacaktır. Çünkü, zaten asgari geçim indirimi sayesinde çok az vergi ödeyen asgari ücretliden vergi alınmaması çok fark etmez iken, yüksek gelir grubundaki çalışan bir çalışan için ücretinin bin lirasının vergi dışı bırakılmasının etkisi büyük olmaktadır. Asgari ücretten fazla kazanan çalışanların medeni durumlarına ve ücret düzeylerine ilişkin ayrıntılı istatistikler bulunmamakla birlikte, tahmini bir hesaplama ile 7 milyon kayıtlı çalışan için, ücretlerinin asgari ücret kadar kısmının vergi dışı bırakılmasının etkisinin 18-20 milyar lira arasında olacağı tahmin edilmektedir.
Bu doğrultuda, asgari ücreti vergi dışı bırakmanın bütçe gelirlerine toplam etkisinin 20 milyar lirayı bulacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Dahası, söylenegeldiği üzere eğer asgari ücrette artırıma da gidilirse, yaşanacak vergi kaybı çok daha yüksek olacaktır.
Esnafa indirim
Esnafın gelir vergisi yükünün azaltılması, ayrıca esnafın giderlerinin vergi matrahından düşürülebilmesi öngörülmektedir. Esnaftan kastın basit usulde vergilendirilenler ile sınırlı olduğunu varsayıyoruz. Bu halde, 335 milyon liralık vergiden tamamen vazgeçildiğini varsayabiliriz. Zira, basit usule tabi yaklaşık 730 bin kişi olduğunu düşünürsek, yılda kişi başına ödenen vergi zaten ortalama 450 liradır. Bir de ilave gider yazma imkanı tanınırsa bu kesimden elde edilen gelir tamamen ortadan kalkacaktır. Esnafın ödediği verginin tüm vergi gelirlerinin binde birini dahi bulmadığını düşünürsek, gerçi hepten vergi kaldırılsa da olumsuz etkisi çok olmayacaktır. Esasen, buradaki sorun, esnaftan çok vergi alınması değil, hiç vergi alınamamasıdır; ancak siyasi popülizm bu sorunun sorulmasına dahi geçit vermemektedir.
Vergi kadar faizsiz kredi
Kobilere, ödedikleri vergi ve sigorta primi tutarında her yıl faizsiz kredi verilmesi vaad edilmektedir. Verginin ötelenmesi anlamına gelen bu uygulamada, ödediğiniz vergi ve primler takside bağlanmış olmaktadır. Bu uygulama aslında şu anda da yapılmaktadır, tek farkı tecil faiz oranı sıfıra çekilmiş olmaktadır. Maliyeti verilecek kredinin vadesine de bağlı olarak, alternatif faiz maliyeti kadar olacaktır. Bunun yerine gelir vergisi mükellefleri için geçici vergi uygulaması kaldırılsa, hem maliyeti daha düşük olur hem de milyonlarca mükellefin üzerinden büyük bir külfet kalkmış olur.
Zamanında ödeyene indirim
Vergisini zamanında düzenli ödeyenlere vergi indirimi sağlanacağı söylenmektedir. Uygulamanın kapsamının sınırlı olacağını, sadece gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükelleflerine beyan ettikleri ve zamanında ödedikleri vergi üzerinden %5 oranında indirim sağlanacağını varsayarsak bu düzenlemenin maliyeti de 2 milyar lira olacaktır.
Özel harcamaların düşülmesi
Vergi mükelleflerine belgelendirdikleri her türlü özel harcamaları, vergi matrahından düşebilmesi imkanı tanınacağı vaad edilmektedir. Yine ihtiyatlı davranarak, bu düzenlemenin sadece gelir vergisi mükellefleri için geçerli olacağını, ücretliler ve kurumlar için geçerli olmayacağını, mükelleflerin de insaflı davranacağını ve düzenlemenin etkisinin matrahın %10’u ile sınırlı olacağını varsayalım. Bu durumda vergi kaybı 500 milyon lira olacaktır.
Mazotta ÖTV indirimi
Tarımı ve çiftçiyi desteklemek amacıyla mazotta ÖTV’nin kaldırılacağı veya indirileceği söylenmektedir.
Petrol ve doğalgazdan alınan ÖTV, 2014 yılında 46 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Elimizde net veriler olmamakla birlikte, motorinin 3 milyar litresinin tarımda kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Motorinden alınan ÖTV tutarı litre başına 1,6 liradır. ÖTV üzerinden KDV hesaplandığı için ÖTV kaldırılınca orantılı olarak KDV tutarında da azalma olacaktır. Bu doğrultuda, tarımda tüketilen mazottan ÖTV’nin kaldırılmasının toplam maliyeti yaklaşık 5,6 milyar lira olmaktadır.
KDV indirimi
Katma değer vergisi genel oranının kademeli olarak aşağı çekilmesi, hizmet sektörünün belini büken yüksek KDV yüküne son verilmesi dile getirilmektedir. Bu konuda çok radikal davranılmayacağını ve sadece üç puanlık indirimle genel KDV oranının %15’e çekileceğini varsayalım. Bu durumun toplam KDV tahsilatına etkisi kabaca 20 milyar lira olacaktır.
ÖİV kaldırılırsa
Bilindiği üzere özel iletişim vergisi, elektronik haberleşme hizmetin türüne göre %5 ile %25 arasında değişen oranlarda alınmaktadır. İnternet tüketiminde %5, sabit telefon hizmetinde, kablolu tv ve uydu tv hizmetlerinde %15, mobil haberleşmede %25 ÖİV uygulanmaktadır. Özel iletişim vergisi kaldırılarak iletişim üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi vaad edilmektedir. Bu durumda 4,6 milyar lira vergi gelirinden vazgeçilmiş olacaktır.
Kaynak ► http://www.vergidegundem.com
4 Mayıs 2015 Pazartesi
Seçim Beyannamelerinde Vergi Vaadleri
Unknown | 18:56 | AKP | CHP | FEATURED | HDP | MHP | Onur Elele | Seçim Beyannameleri | Vaadler | Vergi | Yazarlar
Seçim Beyannamelerinde Vergi Vaadleri
Onur Elele
Geçtiğimiz günlerde siyasi partiler seçim beyannamelerini açıkladılar. Bu haftaki yazımızda, seçim beyannamelerinde yer alan vaadlerin vergi düzenlemeleri ile ilgili kısımlarına yer verdik; yorumu okuyucuya bıraktık. Vaadlerin gerçekleştirilmesi halinde oluşacak vergi maliyetini bir sonraki yazıda ayrıca ele alacağız.
16 Nisan 2015 Perşembe
Elektrik Kesintisinin Vergi Etkisi
Unknown | 09:56 | Elektrik Kesintisi | Gelir İdaresi Başkanlığı | Gib | Onur Elele | Vergi
Onur Elele
Türkiye genelinde geçen hafta yaşanan, elektrik kesintisi birçok sanayi ve hizmet kuruluşunda üretimin aksamasına neden oldu.
Elektrik kesintisi nedeniyle birçok fabrikada üretim sekteye uğradı, verim düştü. Ulaşım aksadı. Bazı sektörlerde kayıp çok daha büyük oldu. Otomotiv sektöründe elektrik kesilmeden önce üretim aşamasında olan binlerce araç hurda oldu.
Hizmet sektöründe kalite düştü. Cep telefonları ile şebeke arasında bağlantı kuran baz istasyonlarında elektrik kesilmesinden dolayı jeneratörler devreye girdi. Ancak jeneratörlerin de yakıtının azalmasıyla operatörler, 3G bağlantısını kapatarak 2G üzerinden hizmet vermeye başladı. Yakıtı kalmayan jeneratörlerin bağlı olduğu baz istasyonları ise tamamen kapatıldı.
Elektrik kesintisinin olduğu gün, gelir vergisi beyannamelerin verilmesinin son günüydü. İşini son güne bırakan onbinlerce kişi sisteme giremedi.
Uzun süreli kesintisi üzerine çok yazıldı, çizildi. Biz de vergi sonuçlarını ele alalım.
Yarım kalan işler
Elektrik kesintisi sonucu, birçok iş yarım kaldı, bedeli ödenen hizmetler tamamlanamadı. Bu hizmetlerden bazıları elektriklerin gelmesiyle tamamlanabildi, bir kısmı ise niteliği gereği telafi edilemedi.
Hizmetin öngörüldüğü şekilde gereği gibi yapılamaması, eksik yapılması, hiç yapılmaması ya da işlemden vazgeçilmesi hallerinde vergisel alanda yapılması gerekenler, tebliğ düzenlemeleri ve özelge açıklamalarında belirtilmiştir.
Hizmetin ifa edilmediği ancak ifadan önce faturanın düzenlenmiş olduğu durumlarda vergi idaresinin yaklaşımı, KDV Kanunu’nun 35’inci maddesi kapsamında, hizmet yapılmadan düzenlenen fatura karşılığı ödenen hizmet bedelinin, hizmetten vazgeçilmesi (hizmetin gerçekleşmemesi) halinde, bedeli peşin ödenmiş olan hizmetin gerçekleşmediği düzenlenecek iade faturasında belirtilerek kayıtların düzeltilmesi yönündedir. Nihai tüketicilere yönelik hizmetlerde ise uygulama, KDV Kanunu’nun 8/2 maddesi kapsamında hizmet belgesinin tüketiciden geri alınması ve tüketiciye gider pusulası imzalatılması yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Beyanname verilmesi
Elektrik kesintisi yüzünden çok sayıda mükellef beyannamesini veremeyince beyanname verme süreleri uzatıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), beyannamelerin verilme ve ödeme sürelerinin son gününü, kanuni süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir.
GİB, mücbir sebep haline gönderme yapmadan, sadece yukarıda yer verilen yetkisini kullanarak, ülke genelinde yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle, gelir vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile gelir vergisinin birinci taksidinin ödeme süresini, kesin mizan bildiriminin verilme süresini ve elektronik defter beratlarının yüklenme süresini uzatmıştır.
Zayi olan mallar
Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirirler. Aradaki fark mükellefin ödeyeceği KDV’yi gösterir.
Bazı durumlarda yüklenilen KDV’nin indirimi kabul edilmemektedir. Bunlardan biri de zayi olan mallara ilişkin yüklenilen KDV’dir.
KDV Kanunu’nun 30/c maddesi uyarınca; deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı’nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilememektedir.
Elektrik kesintisi yüzünden çok sayıda fabrikada üretim yarım kalmış, üretim sürecindeki yarı mamul mallar kullanılamaz duruma gelmiştir.
Dolayısıyla geçmişte satın alınan ve yüklenilen KDV’si indirim konusu yapılan ham madde veya ara mal üretim sürecinde zayi olduğunda, geçmişte indirilecek KDV olarak dikkate alınan tutarın düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede; elektrik kesintisi yüzünden hatalı dikim, renk farklılığı, kalite düşüklüğü ve benzeri nedenlerle ya da şirket politikası gereği satışı mümkün olmadığından imha edilen mallar için yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
Değeri düşün mallar
Bazı işletmelerde ise elektrik kesintisi sonucu aksayan üretim malların tamamen zayi olması sonucunu doğurmamakla birlikte mal kıymetinde önemli düşüşe sebebiyet vermiştir.
Malın tamamen yok olmaması, ancak değerinde önemli derecede düşüklük meydana gelmesi halinde malın zayi olması hükümleri geçerli olmayacaktır. Bu durumda malların zayi olması değil, düşük bedelle veya zararına satışı söz konusu olacağından, bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecektir.
Örneğin; üretim esnasında elektrik kesintisi yüzünden dikiş hatası olan giyeceklerin, daha düşük bir fiyatla satılması halinde bunlar nedeniyle yüklenilen KDV'nin tamamı indirim konusu yapılabilecektir.
Değer düşüklüğü halinde malın maliyetinin gider kaydedilebilmesi ise ilgili malın vergi mevzuatı açısından “kıymeti düşen mal” niteliğinde olması halinde mümkündür.
Vergi uygulamasında; yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir. Bu durumda emsal bedel tespiti takdir komisyonları tarafından yapılmaktadır.
Elektrik kesintisinin üretilen malın çürümesine, kırılmasına, çatlamasına yol açması halinde neticesinde değerinin düşmesine sebebiyet vermesi halinde, aradaki fark değerleme günü itibariyle gider olarak dikkate alınabilecektir.
Fireler
Kimi işletmelerde elektrik kesintisi doğrudan yarı mamullerin zayi mala dönüşmesine sebebiyet vermemiş, özellikle akımdaki dalgalanmalar makinaların randımanını etkileyerek mevcut fire oranlarını sektör ortalamalarının üzerine atmıştır.
Fire, bir malın imalat sürecinde veya tüketiciye arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp olarak tanımlandığından, imalat sırasında veya sonrasında meydana gelen firelerin zayi olan mal kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, daha önce indirim konusu yapılan KDV’nin de düzeltilmesine gerek yoktur.
Yasal düzenleme veya ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenen fire miktarını aşan kayıplara ilişkin giderlerin, gelir veya kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indiriminin kabul edilmemesi ve bu giderler dolayısıyla yüklenilen KDV’nin de indirim konusu yapılmaması gerekmekle birlikte; emsal oranlarının aşılmasının elektrik kesintisinden kaynaklandığı savunulabildiği ölçüde, fire oranlarındaki sapmalar makul karşılanmalıdır.
Kaynak ► www.vergidegundem.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





